Bir Kutsal Yasa uzmanı İsa’yı denemek amacıyla gelip şöyle dedi: “Öğretmenim, sonsuz yaşamı miras almak için ne yapmalıyım?” İsa ona, “Kutsal Yasa’da ne yazılmıştır?” diye sordu. “Orada ne okuyorsun?” Adam şöyle karşılık verdi: “Tanrın Rab’bi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün gücünle ve bütün aklınla seveceksin. Komşunu da kendin gibi seveceksin.” (Luka 10 : 25- 27)
1. Tanrı’yı bütün yüreğinizle nasıl seversiniz?
Tanrı’yı bütün yüreğinizle sevmek, her koşulda aynı duygularla sevmek demektir. Her şey yolunda giderken O’nu mutluluğunuzla, gülümsemenizle ve minnettarlığınızla övmek kolaydır. Örneğin duanıza cevap aldığınızda ya da hayatınız güzel şeyler ile dolduğunda müthiş duygulara kapılıyorsunuz ve Tanrı’ya yürekten şükrediyorsunuz ve ‘Tanrı beni çok seviyor’ diye herkesle paylaşmak istiyorsunuz! Bütün bunlar yüreğinizden geliyor ve O’nun sevgisine hayranlık duyuyorsunuz!
Peki ya işler o kadar iyi gitmediğinde? Bütün yüreğinizle ‘HER ZAMAN’ sevinir misiniz?
Yoksa, Tanrı sessiz kaldığında ‘bana küsmüş mü acaba’ diye mi düşüneceksiniz? Kötü şeyler olduğunda ve hayatınızın altının üstüne geldiğine inandığınız anlarda bile Tanrı’yı sevmeye devam edin ve O’nda her şeyin mümkün olduğunu unutmayın!
Sizin için tasarladığı yaşam, bazen ‘Bekle’ dediğinde yada ‘Hayır’ dediğinde bile… Bunlar sizi sevgi ile yönlendiren bir yaşamın anahtarıdır. Tanrı’nın, sizin durumunuzu gördüğünü bilmelisiniz ki; sizi sıkıştırmak yerine bir nefes ile rahatlık vermek ve sizi asla terk etmeyecek koruyan Tanrı olduğuna sevinin! Tanrı’yı bütün yüreğinizle sevmek, günlük bir süreçtir. Her gün gayretle yapılabilecek işleri güne taşıyarak yürekten yapmak ve memnuniyetle daha fazlasını sevgiyle göstermektir. Yaşamanın sırrı ve her şeyin üstesinden gelinebileceği inancıyla bütün yüreğinizle dayanabilmek ve olduğunuz yerde sevgi ile yaşamaktır! Latince “kalp” anlamına gelen “cor” cesaretin köküdür. Her gün cesaret, güç ve rızık veren Mesih aracılığıyla bütün yüreğinizden sevmek, size gerçek yaşam veren Tanrı’nın yolunda yürümektir!
“Çünkü ben her durumda eldekiyle yetinmeyi öğrendim. Yoksulluk çekmeyi de bilirim, bolluk içinde yaşamayı da. İster tok ister aç, ister bolluk ister ihtiyaç içinde olayım, her durumda, her koşulda yaşamanın sırrını öğrendim. Beni güçlendirenin aracılığıyla her şeyi yapabilirim. Yine de sıkıntılarıma ortak olmakla iyi ettiniz.” (Filipililer 4: 11-13)
2.Tanrı’yı bütün canınızla Sevin!
Tanrı’yı bütün canınızla sevmek, her zaman bir Yaratıcı tarafından yaratıldığınızı bilen ve doğuştan gelen bir yaşam parçanızın olduğunu anlamanız demektir. Kendi bedeninizin tüm inceliklerine baktığınızda, nasıl uyum içinde olduğunu ve tek parça ile oluşturulduğunu düşünün! Bedenizde bir can (ruh) yoksa, nasıl yaşayan bir insan olduğunuzu ifade edebilirsiniz ki!
“Genç bir delikanlı, arkadaşlarıyla vakit geçirirken ortamda çıkan bir tartışma yüzünden kazayla birini öldürmüş ve katil olmuş. Bunun üzerine delikanlı o kadar telaşa kapılmış ve tedirgin olmuş ki koşup babasına yalvarmış: ‘‘Baba ben hapishaneye giremem! Orada yaşayamam! Sen beni kurtar!’’ demiş.
Çok geçmeden polisler katili aramak için eve gelmişler ve o sırada baba, oğlunun ceketini giymiş ve karşısına çıktığı polislere şöyle demiş: ‘‘Bakın, üzerine kan bulaşmış olan bu ceket benim. Ben yaptım!’’ ‘‘Ben dışarıdan oğlumun çığlık sesini duyunca aceleyle oğlumun ceketini giydim ve çıktım. Orada bulunan karışık ortamda oğlumu kurtarmak için bir çocuğu bıçakladım ve öldürdüm! Suçlu olan benim ve katilim. Oğlumun hiç suçu yok, bu nedenle onu rahat bırakın! Ben onun canına kıyamam ve oğlumu yaşatmak için herşeyi yaparım!” demiş.
Katil olan oğlunun cezasını ödemek için kendi yaşamını boşa sayan ve elinden geleni yaparak fedakarlık örneği gösteren bu baba figürü, oğlunu kurtarmak için kendi canını verecek kadar her şeyi yapmaz mı? Evet, Tanrımız da bizim suçumuzu İsa Mesih’e yükleyip ölüme götürdü ve ruhu teslim edildi. Artık bizim suçumuz yok sayıldı ve ruhumuz cennette sonsuz yaşam ile kavuşturuldu.
Bu, Tanrı’nın bize verdiği lütuftur ve hiç değişmeyen gerçektir!“İçinde bulunduğumuz bu lütfa Mesih aracılığıyla, imanla kavuştuk ve Tanrı’nın yüceliğine erişmek umuduyla övünüyoruz. Yalnız bununla değil, sıkıntılarla da övünüyoruz. Çünkü biliyoruz ki, sıkıntı dayanma gücünü, dayanma gücü Tanrı’nın beğenisini, Tanrı’nın beğenisi de umudu yaratır. Umut düş kırıklığına uğratmaz. Çünkü bize verilen Kutsal Ruh aracılığıyla Tanrı’nın sevgisi yüreklerimize dökülmüştür.” (Romalılar 5:3-5)
3. Tanrı’yı bütün gücünüzle nasıl seversiniz?
Tevrat’ta “Rab’bi bütün yüreğinizle, bütün canınızla, bütün gücünüzle seveceksiniz. Bugün size verdiğim bu buyrukları aklınızda tutun!” diye yazıldı.” (Yasa’nın Tekrarı 6:5-6)
İbranice’de “Güç veya kuvvet” kelimesi ‘Çokluk’ anlamına gelir. Tanrı’nın size verdiği tüm ‘varlığınızla’ O’nu sevin ve her şeyi kuvvet ile Tanrı için yapın! Kendince ahlaki bir yaşam sürmüş ve tüm emirleri yerine getirdiğini sanan bir kutsal yasa uzmani İsa’ya sordu. Bu din adamı, Musa’nın bildirdiği kutsal yasaya göre zina yapmamış, hırsızlık yapmamış, ana babasına iyi bakmıştı ve buna göre kendisinin, sonsuz yaşam hakkını tamamen kazanmış olduğunu düşünüyordu. Ama kutsal yasanın tüm amacını, “Tanrı’yı bütün yüreğiniz, canınız (ruhunuz) ve gücünüzle sevmek, artı komşunu kendin gibi sevmek” kısımlarını gözden kaçırmıştı.Bu yüzden İsa, din adamına Tanrı’yı ve komşusunu çokluğuyla sevmesi için meydan okudu. Ona, “Git ve sahip olduğun her şeyi sat. Fakirlere verdikten sonra ardından beni takip et.” İsa dedi.
Tanrı’yı sevdiğinden daha çok kendi varlığını seven ve kendi varlığına put olan insanlar için bütün kuvvetiyle Tanrı’yı sevmek kesinlikle zordur ve üzüntüyle İsa’dan uzaklaşabilir!
“Hazineniz olduğu yerde, yüreğiniz de orada olacak” (Mat. 6:21).
Tanrı’yı tüm gücünüzle ve tüm ‘varlığınızla’ sevin ve Tanrı’yı sevginizi gösterin lütfen! Çünkü iman üzerine adım atıp harekete geçmek, öğrendiklerinizi hatırlamanızı sağlar ve hatta yanınızdaki kardeşlere yardımcı olabilirsiniz. İman ile ettiğiniz hareketiniz Tanrı’yı hoşnut eder!
Her durumda Tanrı’yı hoşnut etmek sizin için en büyük ve en çok aranan eylem olmalı ki çoğu zaman inanç eylemleriniz için gökteki hazineniz de bir tür ödül olacaksın. Ama gökteki ödülleriniz burada görünmeyebilir ve Tanrı’nın vaat eden sözleri hemen yerine gelmeyebilir!
Bunların hepsinin, O’nun zamanında büyük ve mükemmel bir şekilde yerine getirildiğinden hiç şüpheniz olmasın ve görüyorsunuz ki, Tanrımız tüm iyiliklerimizi sever ve hepsinden hayırlı bir şeyler çıkarır. Evet, Tanrı’yı tüm gücünüzle sevmek, imana bürünmek ve kendi rahatlığınızı bırakıp imanı harekete geçirmektir. Birine yardım etmek için dışarı çıkmanız gerekiyorsa, bunu bahane bulmadan yapın ve bütün gücünüzle yardım edin! Her iş yerinde de bütün güçle çalışmak, dünyanın bir kısmını daha iyi bir hale getirebilir!
Tanrı’yı bütün gücünüzle sevmek oldukça basittir fakat yapılması kolay değildir. Bu yüzden, içinizde sizinle birlikte olan ve ilerlemeye devam etmenizi sağlayan Mesih’in gücü ile yapın! Elçi Pavlus’un yazdığı mektupta;
“Mesih’le birlikte çarmıha gerildim. Artık ben yaşamıyorum, Mesih bende yaşıyor. Şimdi bedende sürdürdüğüm yaşamı, beni seven ve benim için kendini feda eden Tanrı Oğlu’na imanla sürdürüyorum.’ (Galatyalılar 2:20).
Tanrı’yı bütün gücünüzle sevmek, her şeyden önce Tanrı’nın Krallığını aramaktır.
4. Tanrı’yı bütün aklınızla nasıl seversiniz?
Artık yüreğinizle O’na güvendiğinize göre, aklınızı da Tanrı’nın Sözü ile bilgi sahibi olmakla geçirirsiniz!
“Kendi anlayışınıza bağlı değil” (S. Özdeyişler 3:5)
Kutsal kitaptaki sözlerin hakikatine inanarak, iman ile harekete geçmek gerekir! Aksi halde Tanrı’nın sözünü okumaz ve O’nun kelimelerine itaat etmezseniz, bunun size nasıl faydası olabilir ki!
Kutsal kitabı okumayanların durumu, tıpkı aşağıdaki hikayedeki kadının durumu gibidir. Bir kadın, hiç görmediği bir adamla nişanlanmış. Adam, kadına kendisini anlatan bir çok aşk mektubu yollamış. Fakat kadın, nişanlısından gelen bu mektupları hiç okumadan nişanlısı hakkında kendi fikirlerince hayaller kuruyor ve kendi bakış açısından onu değerlendiriyormuş.
Sonunda adam kadının yanına gelmiş ve iki nişanlı yüz yüze gelmişler. Ama kadın, karşısında duran o adamı hiç tanıyamamış ve onun, kendi nişanlısı olduğunu anlayamamış! Kadın, aklında hayal ettiği adamı istiyor ve hala onu bekliyormuş!
Tanrı’yı aklınızla sevmek için; aklınızı her gün yenilemeniz ve düşüncelerinizi O’nun bilgeliğiyle doldurup gerçeği görmek gerekir! Tanrı’nın sözü İncil’i her gün okuyup, üzerinde derince düşünmek ve yeterince tekrarlayıp harekete geçmek gerekir! O’nun sözüyle tüm yaşamınızı ve zihninizi; pek, doğru, dürüst, adil, saf, sevimli ve erdemli düşüncelerle doldurun! “Bu çağın gidişine uymayın; bunun yerine, Tanrı’nın iyi, beğenilir ve yetkin isteğinin ne olduğunu ayırt edebilmek için düşüncenizin yenilenmesiyle değişin.” (Romalılar 12: 2)
Dua edelim!
Sevgi Tanrımız
Bizim aklımızın ve düşüncelerimizin etrafına bir koruma çiti koy.
Kendime karşı dürüst olmam ve düşüncelerimle tamamen doğru odaklanmam için yardımcı ol! Senin sözünle yenilenmem ve daha sevimli görünmem için akıl ver! Günlük İncil okuma zamanlarımda zihnimi aç ve iyi şeylerle doldur!
Sevgili Tanrım, bütün yüregimle, bütün canımla, bütün gücümle ve bütün aklımla seni sevmem için bana yardımcı ol! Ve bundan sonra komşumu daima kendim gibi seveceğimi söz veriyorum… Amin!
