Aynı şekilde geri gelecektir

(Elçilerin İşleri 1: 9-11) İsa bunları söyledikten sonra, onların gözleri önünde yukarı alındı. Bir bulut O’nu alıp gözlerinin önünden uzaklaştırdı.

Kendileriyle birlikteyken onlara şu buyruğu vermişti: “Yeruşalim’den ayrılmayın, Baba’nın verdiği ve benden duyduğunuz sözün gerçekleşmesini bekleyin. Şöyle ki, Yahya suyla vaftiz etti, ama sizler birkaç güne kadar Kutsal Ruh’la vaftiz edileceksiniz.”

Elçiler bir araya geldiklerinde İsa’ya şunu sordular: “Ya Rab, İsrail’e egemenliği şimdi mi geri vereceksin?”

İsa onlara, “Baba’nın kendi yetkisiyle belirlemiş olduğu zamanları ve tarihleri bilmenize gerek yok” karşılığını verdi. “Ama Kutsal Ruh üzerinize inince güç alacaksınız. Yeruşalim’de, bütün Yahudiye ve Samiriye’de ve dünyanın dört bucağında benim tanıklarım olacaksınız.”

İsa bunları söyledikten sonra, onların gözleri önünde yukarı alındı. Bir bulut O’nu alıp gözlerinin önünden uzaklaştırdı. İsa giderken onlar gözlerini göğe dikmiş bakıyorlardı. Tam o sırada, beyaz giysiler içinde iki adam yanlarında belirdi. “Ey Celileliler, neden göğe bakıp duruyorsunuz?” diye sordular. “Aranızdan göğe alınan İsa, göğe çıktığını nasıl gördünüzse, aynı şekilde geri gelecektir.”

(Elçilerin İşleri 1: 4-11)

Yükseliş Günü

Bugün Batı Kilisesi’nde Paskalya’dan sonraki kırkıncı gündür. Bu, İsa’nın dirilmiş bedeniyle dünyayı ve öğrencilerini terk edip göğe döndüğü gündür. Kendisini takip eden ve sevenlerle her zaman birlikte olacağını söylemişti, bu yüzden Kutsal Ruh’un gelip halkında, sadece bir yerde değil, gittikleri her yerde ikamet edebilmesi için göğe geri dönmesi gerekiyordu (Yuhanna 16:7-16). Gerçekten de, Mesih’in tüm uluslara gitme emri bağlamında “Ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim” (Matta 28:19-20) demiştir.

Luka, Mesih’in yükseliş öyküsünü iki kez anlatır; bir kez Luka’nın sonunda ve bir kez de Elçilerin İşleri’nin başında. İsa’nın dirilişinden sonra birkaç hafta boyunca öğrencileriyle buluşmaya ve onlara öğretmeye devam ettiğini, “Kırk gün süreyle onlara görünerek Tanrı’nın Egemenliği hakkında konuştu” (Elçilerin İşleri 1:3) açıklar. İsa onlara Tanrı’ya yükseleceğini söyledi, ancak öğrencilerine kendisi ayrıldıktan sonra Kudüs’te birlikte kalmalarını ve Kutsal Ruh’un gelişini beklemelerini emretti. Kırkıncı günde İsa öğrencilerini şehirden çıkardı ve onun yükselişini gördüler:

Onları Beytanya’ya kadar götürdü ve ellerini kaldırıp onları kutsadı. Onları kutsarken onlardan ayrıldı ve göğe yükseldi.”İsa onları kentin dışına, Beytanya’nın yakınlarına kadar götürdü. Ellerini kaldırarak onları kutsadı. Ve onları kutsarken yanlarından ayrıldı, göğe alındı.” (Luka 24:50-51)

İsa dirildiğinde bir hayalet değildi, yeni bir beden aldı. Yemek yiyebiliyordu ve öğrencileri ona dokunabiliyordu. Yeni bedeniyle yükseldi ve şimdi cennette. Melekler de aynı şekilde, yeryüzüne geri dönüp hüküm süreceğini söylediler.

Elçilerin İşleri 7. bölümde, İstefanos’un Hristiyan kilisesinin ilk şehidi olmasıyla ilgili olarak şunları okuyoruz:

Kutsal Ruh’la dolu olan İstefanos ise, gözlerini göğe dikip Tanrı’nın görkemini ve Tanrı’nın sağında duran İsa’yı gördü. “Bakın” dedi, “Göklerin açıldığını ve İnsanoğlu’nun Tanrı’nın sağında durmakta olduğunu görüyorum.” (Elçilerin İşleri 7:55-56)

Bütün bunlar bize büyük bir cesaret vermelidir! Kendimizi zayıf hissettiğimizde, Luka bize yüceltilmiş Mesih’in bize Ruhunu verdiğini ve bu Ruhun bize görevimizi yerine getirmek için ihtiyaç duyduğumuz güç, cesaret ve yürekliliği verdiğini hatırlatır.

Bu, tüm Hristiyanların büyük umududur. Çünkü İsa göğe yükseldiği gibi, tüm Hristiyanlar da yükselecektir. Pavlus’un Selanik kilisesine yazdığına göre, ölüler önce dirilecek; yaşayanlar ise O’nu havada karşılamak üzere yukarı alınacaklardır. Bu umudu aklımızda tutarak birbirimizi cesaretlendirelim ve “Gel, ya Rab İsa!” diye seslenelim. (Vahiy 22:20)